21 Ocak 2011 Cuma

yuvaya yolculuk


belki de bu kitap da yazılanlar doğru...
mutluluğun yolu herşeyi kabullenmekten geçiyor...
o zaman herşeyi aşmış oluyorsun belki de...
zor birşey tabiii
herşeyi olduğu gibi kabullenmek ve pozitif düşünce gücüyle hayata yön vermek...

14 Ocak 2011 Cuma

şapkalarım var...

çok güzel şapkalarım var benim ....
çeşit çeşit renk renk...

bazen kadın şapkası takıyorum
ince topuklu ayakkabılar, bilekler dışarda
tamamlıyorum...
siyah bir tül hayal ediyorum hep yüzümde
sakladıklarımı daha iyi kapatmak
gözlerimden okunmasını engellemek için belki de...
hoş hissediyorum kendime
hoş


bazen komik bir şapka takıyorum
ama palyaço kadar komik de değil
çeşitli kostümler geçiyor aklımdan
bir de küçüğü olsa da diyorum
kızıma taksam
oynasak cilveleşsek...
anne olduğumu hatırlıyorum...
çünkü ayaklarımda çorap var sadece
rahat etmek ve onunla daha iyi illgilenebilmek için...


bazen de daha resmi bir şapka takıyorum
ama öyle asker gibi değil de
iş hayatım geliyor bu şapkayı taktığımda önümeee....
son derece esnek ama bi o kadar da kararlı...

marka yönetmeniyim ünite iletişimde...
bazen bir inşaat malzemesi oluyorum... sert ve dayanıklı...
bazen eşsiz bir mücevher oluyorum
değerli ve zarif
bazen de eğlencenin adresi oluyorum...
ama herkesin eğlendiği değil...
eğlenmeyi bilen sevenlerin...
şimdi de zeytin yağı oldum...

leziz sağlıklı hafif
biraz da pahalı... ama öyle alınamayacak kadar değil...
akıyorum sadece...

bazen tüm şapkaları fırlatıp atmak
saçlarımın dalgalandığını hissetmek istiyorum
işte o anlarda kendimi yazarken buluyorum...

seviyorum yazmayı
editörlük yapmayı....

bazen bir öğrenci olup italyancanın derinliklerine dalıyorum...
bazen de bir tercüman olup ingilizceye bırakıyorum kendimi...

6 Ocak 2011 Perşembe

öldürücü eleştirinin sonuçları bunlar
birbirimizi eleştiriken ne kadar da acımasızız
ne etki bıraktığımızın farkında olmadan zehir gibi akıyor sözcükler

bir gün dedim ki kendime
bekle... konuşmadan öne bekle...
sonra söyleyeceğin cümleleri söyledin farzet...
yeniden gözden geçir...

farkettim ki konuşacak kelime bulamıyorum...
işte o anda yazmak dedim
çok daha anlamlı konuşmaktan...

üstelik ben konuşmaktan değil yapmaktan hoşlananlardanım ...
ben değil yaptıklarım konuşsun isterim...