26 Ekim 2011 Çarşamba

çaresizliğin sessizlikle gömülmesi

yüreğimden bir parça kopup aktı sanki bakışlarındaki çaresizliğe, çaresizliğini suskunlukla boğmuş anneye bakarken...

üzülme dedim, sakın üzülme.
sonra onu öptüm... ve farkettim ki evladını sarıp sarmalamaya hasret bu kadın sarılıp sarmalanmayı özlemiş... dostça.

evladından ayrı diye önce kendine, sonra herkese küsmüş. ördüğü duvarların arkasında saramadığı evladını rahatça düşünmek için.

üzme kendini. belki şuan anlayamazsın nedenini, sorgulamaktan isyan etmekten ağlamaktan alamazsın kendini. ama yıllar sonra geri dönüp baktığında yaşadığın herşeyi yaptığın yanlışla onaylarsın ve gülümsersin.

o zaten senin evladın, sen onun kokusunu tanırsın, o da senin kokunu tanır.
dünyanın en güçlü bağı bu.
yakın olmak çok güzel ama şart değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder