14 Nisan 2012 Cumartesi

güzel bir gün

bu sabah uyandığımda derinle alptekin çoktan kalkmıştı,
gece uyuyamayan ben soluğu banyoda alıp elde yıkamayı planladığım kazaklarımı dün gece yıkadım :) suya dokunmak, su sesi duymak iyi geldi...
sonra berlinden aldığım ve zamansızlıktan yerleştiremediğim eşyaları yerleştirdim...
sonra biraz çalışmak için bilgisayarı elime aldım, başladım ama bitiremedim...
sabah saat 7 e geliyordu ki derin "anneeeeeeeeee" diye bağırdı,
tabi onu uyutmadan ben uyuyakalmışım...
uyandığımda alptekin ve derin çoktan uyanmıştı saat 10 a geliyordu...
usulca kalktım, derinnnnnnnnnnn diye bağırdım koşarak yanıma geldi...
anne kız uyandığımızda ilk iş birbirimize bağırıyoruz sanırım...
sonra kahvaltı yaptık, parka gittik....
ben biraz koştum, derin batuhanla tanıştı ve oynadı....
yağmur çiselemeye başlayınca eve dönmeye karar verdik, biraz ıslandık tabi...
eve gelince güzel bir banyo yaptık... küveti suyla doldurup küpükler yaptık... müthiş...
sonra kahve yaptık...
derin çizgi filme dalınca ben de kitaba daldım...
sonra babasıyla maç izlemeye gitti, ve ben de kitapta okuduğum bir yazının etkisiyle karacalar hakkında birşeyler okumak istedim, internete girdim ama malesef pek de bir şeye rastlayamadım...
kitapta karacaların narinliği ile vahşi köpeklerin hırçınlığı anlatılıyordu...
üstelik bu iki canlının birbirine aşık olabileceğinden...
hiç akla gelir mi? yaşamak için bu canlıların birbirini öldürmesi gerekmez mi?
işte tam da o noktadan giriş yapmış... benzetme muhteşem...
güzel bir yere bağlamış... şimdi ise karacalar hakkında internette pek de bir şey bulamayan ben, bloguma günü yazıyorum...
kızımın güzelliğini, havanın değişimini, okuduğum kitabı... ve yazdıkça gün içinde nasılda oradan oraya savulduğumu hissediyorum...
neyse kitaba dönsem iyi olacak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder